1. İşlenebilir
Lüminesans ve Redoks Aktif Yeni Bir Bileşik Grubunun Tasarımı Sentezi
Özellikleri ve Uygulamaları. Sponsorlar:
Avrupa Bilim Vakfı (European Science Foundation, ESF) Avrupa Bilim ve Teknoloji
İşbirliği Programı (European Cooperation in Science and Technology, COST) -
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK, 109R009), Aralık
2009- Aralık 2011.
Lüminesans (Luminescence, ışık saçan)
genellikle dıştan bir uyarıcı verilmek suretiyle oluşan uyarılmış haldeki
ara-ürünün üzerinde mevcut bulunan fazla enerjinin çok az veya hiç ısı açığa
çıkarmadan ışık olarak dış çevreye verilmesidir. Uyarılmış hal, singlet ise
floresans (fluorescence) olarak, triplet ise fosforesans (phosphorescence)
olarak sonuçlanır. Lüminesans ultraviyole, görünür ışık veya kızılötesi
ışınları şeklinde gözlenebilir.
Lüminesans bileşikler, son zamanlarda
hem biyo- ve nanoteknolojik bilimler ile çevre bilimleri, hem de malzeme
bilimlerinde iyon ve/veya molekül tanıyan sensörler, elektron ve/veya enerji
transfer sistemleri, görüntüleme ajanları, moleküler makina ve aygıtlar,
aritmetik işlem yapabilen moleküler mantık operatörleri (logic gates) vb.
olarak kullanılabilir olmaları nedeniyle çok büyük önem kazanmışlardır. Bu
vesileyle dünyanın dört bir yanında başta sentetik organik kimya olmak üzere
araştırma grupları uygulamaya açık yeni lüminesans bileşiklerin tasarımı,
sentezi ve tanımlanmasına yönelik çalışmalara geniş bir yer ve önem
vermektedirler.
Bu çalışmada, literatürde bilinmeyen,
donör-akseptör-donör üçlemesi şeklinde tasarlanmış, lüminesans ve redoks aktif
yeni bir grup bileşik (1-3)
sentezlenecek ve bu bileşiklerin yapı ve özellikleri spektroskopik yöntemlerle
(UV-vis, lüminesans -floresans, FTIR, NMR, elementel analiz, kütle, döngülü
voltametre) aydınlatılacaktır. Elde edilecek bu yeni bileşiklerin özelliklerine
göre analitik ve/veya malzeme bilimlerine yönelik bazı uygulamaları (adlitıp
vakaları, iyonlara karşı duyarlı sensörler, elektron ve/veya enerji transfer
sistemleri olarak uygulanabilirlikleri vb) test edilecektir. Çalışmanın son
aşaması ise ilgili bileşiklerin elektrokimyasal ve/veya kimyasal yöntemlerle
polimerleştirilmesi ve tanımlanmasıdır. Literatürde sayıları çok az olan
lüminesans özelliğine sahip polimerlere yeni üyeler dahil edilecek ve kuşkusuz
bu malzemeler literatüre yeni bir soluk getirecektir.
Böylece, bu bileşiklerle dıştan bir
uyarıcı (external stimuli; iyon, yükseltgeyici vb bir reaktif ve/veya ışık
ve/veya potansiyel) verilmek suretiyle bulundukları ortamdaki kimyasal
bilginin, çeşitli şekillerde (optik ve elektronik olarak) dönüştürülüp ışık
ve/veya elektrik sinyalleri olarak okunması sağlanabilecektir.
2. Yeni
Anorganik-Organik Melez Elektroaktif Monomerlerin Sentezi, Polimerizasyonu Ve
Uygulamaları. Sponsorlar: Avrupa Bilim Vakfı
(European Science Foundation, ESF) Avrupa Bilim ve Teknoloji İşbirliği Programı
(European Cooperation in Science and Technology, COST) - Türkiye Bilimsel ve
Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), 15 Ekim 2013- 15 Ocak 2016
Son nesil konjüge polimerlerde daha
çok elektron verici-alıcı-verici (V-A-V) tipi polimerler üzerinde durulmuş ve
elektron alıcı (A) birim olarak benzokalkojenodiazol birimleri kullanılmıştır.
A birimleri arasında daha çok benzotiyodiazoller kullanılıyor olsa da
benzotriazol, benzoselenodiazol ve benzookzadiazol birimleri de sıklıkla
kullanılan birimler arasındadır. Bu tür birimleri içeren polimerler ise
özellikle elektrokromik cihazlar, ışık saçan diyotlar (LEDler), güneş pilleri
ve transistörler de kullanım alanı bulabilmişlerdir.
Bu çalışmada literatürde ilk defa A
birimi olarak yeni bir elektroaktif monomer serisi tasarlanmıştır. Kimyasal
polimerizasyon için Stille Kenetlenmesi, susuz FeCl3 ve/veya
CuI yükseltgeni ve/veya Yamamoto tipi Ni(0) dehalojenasyon polimerleştirme
teknikleri kullanılacaktır. Uygulamalara (elektrokromik cihazlar ve polimerik
ışık saçan diyotlar) yönelik çalışmalar projenin son iki yılında
yapılacaktır.
3.
Kanser İçin Yeni Nesil Bir Görüntüleme, Teşhis ve Tedavi Ajanı: Tasarım ve
Sentez Sponsorlar: Türkiye Bilimsel ve
Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), Bilim İnsanı Destekleme Daire Başkanlığı
(BİDEB, 2219), Aksaray Üniversitesi, Texas A&M Üniversitesi.
Kanser, hücrelerde DNA'nın hasarı sonucu hücrelerin kontrolsüz veya anormal bir şekilde büyümesi ve çoğalmasıdır. Her kanser türü aynı yapıya sahip olmadığından; görüntüleme, teşhis ve tedavi için uygulanan her strateji de ancak kendine özgü ajanlarla yapılabilmektedir. Zira her ajanın tümörlere karşı ilgi ve davranımı (farmakokinetik ve farmakodinamik özellikleri) farklılılık gösterebilmektedir. Ancak bu ajanların etki süresi organa bağlı değişiklik arz etmekle birlikte ajanların vücudun tümörden etkilenmemiş başka kısımlarında da birikebildiği görülmüştür. Bu durum tümörün her zaman tam olarak nereye yayıldığını ortaya koymayabildiği gibi görüntüleme için tekrar tarama yapıldığında ilacın terapötik etkisi de tam olarak anlaşılamayabilmektedir. Oysa görüntüleme, teşhis ve tedavi tek bir ajanla yapılabilse tümörün hem tam yeri görüntüleme ile belirlenebilecek hem de ajanın terapötik etkisi tam olarak rahatlıkla anlaşılabilecektir. Ancak burada en önemli problem, hem görüntüleme hemde terapi için uygun olabilecek moleküler yapıların bulunması ve geliştirilmesidir. Bu çalışmada amacımız tam olarak budur.
4.
Lantanit Metali İçeren Yeni Supramoleküler Yapıların Sentezi Özellikleri ve
Uygulamaları. Sponsorlar: Avrupa Bilim Vakfı
(European Science Foundation, ESF) Avrupa Bilim ve Teknoloji İşbirliği Programı
(European Cooperation in Science and Technology, COST) - Türkiye Bilimsel ve
Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK, 112T668), Aralık 2012- devam ediyor.
Yeni fonksiyonel organik bileşiklerin
tasarımı ve sentezi, bu bileşiklerden elde edilen malzemelerden yararlanılarak
moleküler elektronik ve fotonikler, algılayıcılar, makine ve aygıtlar, ışık
yayan diyotlar (LED’ler), güneş pilleri, transistörler, elektrokromik cihazlar,
veri işleme ve depolama aygıtları gibi ileri teknolojik uygulamalar nedeniyle
oldukça önem arz etmektedir. Fonksiyonel organik bileşikler içerisinde
lüminesans bileşikler, son zamanlarda hem biyo- ve nanoteknoloji ve çevre
bilimleri, hem de malzeme bilimlerinde iyon ve/veya molekül tanıyan algılayıcılar,
elektron ve/veya enerji transfer sistemleri,görüntüleme ajanları, moleküler
makina ve aygıtlar, aritmetik işlem yapabilen moleküler mantık kapıları vb.
olarak kullanılabilir olmaları nedeniyle çok ilgi çekmektedir. Bu vesileyle
dünyanın dört bir yanında başta sentetik organik kimya olmak üzere araştırma
grupları uygulamaya açık yeni lüminesans bileşiklerin tasarımı, sentezi ve
tanımlanmasına yönelik çalışmalara geniş bir yer ve önem vermektedirler.
Diğer taraftan, lantanit metalleri
manyetik, elektronik ve fotonik özelikleri nedeniyle tıbbi görüntüleme, enerji,
güvenlik, çevre, katalizör, metal ekstraksiyonu vb alanlarda
kullanılabilmektedir. Zira lantanitler oldukça yüksek manyetik momente ve/veya
paramanyetik özelliklere sahip olduğundan manyetik rezonans görüntülemede
yüksek çözünürlük sağlayan kontrast ajanları, tomografik reaktifler ve
manyetik/elektronik teknoloji gereçleri olarak işlev görebilmektedir. F-
orbitalleri çevreden pek etkilenmediğinden ilginç fotonik özellikler
göstermekte olup bu özellikler başta yenilikçi ekran teknolojileri olmak üzere
çeşitli fotoniklerde uygulama bulabilmektedir. Ancak lantanitlerin tüm bu
üstün özelliklerine rağmen ülkemiz üniversiteleri ve/veya araştırma
merkezlerinde lantanit metallerinin kimyasına ilişkin eğitim, öğretim ve
araştırma faaliyetleri oldukça kısıtlı düzeydedir.
Bu çalışmada, literatürde bilinmeyen,
lüminesans ve redoks aktif özellik gösteren yeni fonksiyonel organik bileşikler
(1-3) sentezlenecek ve bu bileşiklerin
yapı ve özellikleri spektroskopik yöntemlerle (UV-vis, lüminesans -floresans,
FTIR, NMR, elementel analiz, kütle, döngülü voltametre) aydınlatılacaktır.
Öncelikle bu bileşiklerin çeşitli metal iyonlarına karşı duyarlı algılayıcı
olarak işlev görüp göremeyeceği tespit edilecektir. Sonraki aşamada bu
bileşikler çeşitli lantanit metal iyonları ile kompleksleştirilecek ve buradan
yeni supramoleküler yapılar elde edilecektir. Elde edilecek supramoleküler
yapıların özelliklerine göre analitik, biyo, nanoteknoloji ve malzeme
bilimlerine yönelik bazı uygulamaları test edilecektir.